Pamuk Prenses ve yedi fondöten

Pazartesi sabahı herkes iş başında. Adriana Lima’nın “ayakkapılarım, kopeğim” dediği reklam televizyonlara yerleşmiş. Cevap veriyorum: bence “kanka”. Sevgilisiyle yaşadığı sorunları duymayan kalmadı ne de olsa. How I Met Your Mother’ın son bölümü çıkmış. Torrent’ten mi indirirsiniz, yoksa surfthechanel’ın dolmasını mı beklersiniz bilemem. Heroes ne yazık ki sezonu kapattığı için ondan ses seda yok. Çıldırmamak işten değil.
Sonunda İstanbul uyanmış anlayacağınız. Bahar gelince hayat çalışmak bile biraz daha çekilir bir hal alıyor.
Facebook’u açtım. Ersoy cumartesiden beri beklediğim yeni linkleri yolladı. Bu sefer modanın bir alt kolu olan kozmetikteyiz. Adamın adı da http://www.timothy-hogan.com/. Pürüssüz tenleri olan kadın fotoğraflarına bakınca hatırladığım tek şey Body Shop ve Lush tur vaktimin geldiği. Kahvaltıdan sonra ilk iş.
Pembe, dudaklarım sende

Den Cafe’de oturuyordum. Nişantaşı’nın körili tavuk salatası ve karamelize sebzesiyle aklımı çelen mekanı. Makyaj sektöründe çalışmakta olan arkadaşlarımdan biri de tam karşımda havuçlu kekini didikliyordu. “Bu sezonun trendleri neler?” diye sordum. “Füme gözler, sarı farlar ve pembe dudaklar” dedi. Pembe bana hayatta yakışmaz, kendisine de belirttim. “Yakışır,” dedi “senin tenine pembe, toprak renkleri ve füme süper olur.” Ukalalık içerisinde benden iyi mi bileceksin bakışlarımdan attım ona. O da benim işim bunu bilmek gözleriyle yanıtladı beni.
Hesabı ödemek için ısrar ettim, ardından Robinson’a uğrayıp kitaplara bakacağımı söyleyerek yanından ayrıldım. Hazır Odakule civarlarındayken de Mac’e girip son gelenlere bir göz atmaya karar verdim. Sarı far, füme kalem, rimel…Bana söylenmiş olduğu gibi.
Tam kasaya giderken yanıma yaklaşan satıcılardan biri pembe rujlardan mutlaka denemem gerektiğini söyledi. Bir günde iki kez. Teslim oldum.
Sonuç şu: Pembe bana gerçekten yakışıyormuş.
Yeşil dudak, sarı far
Londra’da ekolojik trendleri yakından takip eden bi kozmetik dükkanı var. Content Beauty/Wellbeing’den alacağınız bütün ürünler doğa dostu, ozon tabakası arkadaşı, dolayısıyla bizim de cildimizi seviyor. Bir arkadaşımın aldığı yüz temizleme kremini kullandım, marketlerde satılanları derhal çöpe attım. Fiyatlar tabii ki yükseklerde geziniyor ama en azından aldığınız ürünlerin çevreyi seveceğini biliyorsunuz. Content Beauty/Wellbeing’de Uma Thurman ya da Kate Moss karşınıza çıkarsa kullandıkları kremi sormadan geçmeyin.
14 Bulstrode Street, Londra
http://www.beingcontent.com/

bir yorum yazın