103. R.I.P.

Facebook’tan toplu mail gelmiş. Altı aylık askerliği biten arkadaşımızın şerefine, 15 Mayıs gecesi Yakup’ta buluşuluyor. Tercihen sek rakılar, mezelere eşlik ediliyor. Sarhoş olunuyor, şarkılar söyleniyor, askerlik anıları dinleniyor. Buraya kadar program tamam. Keyfimiz yerinde.
Problem, sekiz mesaj sonrasında Berlin’de olduğu için aramıza katılamayacağını bildiren Kerem yüzünden başlıyor. Berlin aşkım an itibariyle tavan yapmış durumda. Gece üçe kadar uyuyup dörtte gidilen kulüpler, o muhteşem Frankfurter sosisleri, Kastanienalle üzerinde iki euro’ya içilen martiniler bilgisayarın önünde dans etmekte.
Eski albümler arasında gezinip şu muhteşem gece kulübünün adını arıyorum. Watergate değil, hemen solunda biraz daha evcimen olan. http://www.103club.de/.
Kötü haber mekanın bugün itibariyle kapanıyor olması. Kerem kapıya bir gül bırak!
Arka kapak katilleri

Fransa’da yaşasaydım Vogue’da yazardım, Londra’da çalışsaydım I.D’de takılırdım, New York’ta bulunsaydım grupların turnelerine eşlik edip müzik dergilerine yazılar yollayan bir muhabir olurdum. Dünyanın herhangi bir yerinde ortalama bir yazar olarak, doktorların ya da dişçilerin hesaplarıyla yarışacak kadar kazanıyor olurdum.
Ama İstanbul’dayım. Herkes bana dergicilikte çok da para olmadığını hatırlatıp duruyor. ” İstediğin kadar yazı yaz, bir stil oluştur, hatta bütün dergiyi dolduracak kadar iddialı ol. Önemli olan reklam geliri. Kimse yazılanlara bakmıyor.” Ben yazı sever bir romantik olarak bunların değişebileceğine inanma eğilimindeyim.
Bu yüzden çalışıyorum. Dünyanın her yerinde çıkan dergileri keşfetmek, değerinin iki katını ödeyerek posta kutuma istemek, gece gezmelerinden vazgeçip bütün sayfalarını okumak da işimin bir parçası.
Benim gibi deliler için açılmış olan bu dükkan ne yazık ki Berlin’de. Dünyanın her yerinden yüzlerce dergi çeşidiyle kafayı bozmuş herkesi beklemekte.
Magazine und Lektüre der Gegenwart
Auguststraße 28 (Ecke Große Hamburger Str.)
10117 Berlin-Mitte
Tel. +49-30-695 49 695
http://www.doyoureadme.de/
Bir geceyi hapiste mi geçirsek?

Havuz kenarında kokteyl, dağ evinde sucuk ekmek, ormanda kamp tatillerinden sıkıldıysanız bir önerimiz var. Berlin’de Proppeler Island City Lodge her odası farklı konseptte tasarlanmış bir şehir oteli. Kırmızı odadan, akvaryuma, tavanı yerde olandan, bulutarın arasında konumlanana kadar birbirinden farklı 30’dan fazla odasından birinde oldukça makul fiyatlara kalabilirsiniz.

bir yorum yazın