Urban Confessions

Doktor Tavsiyesi

Posted in aksesuar by anlamarama on Nisan 29, 2009

tina-roth-eisenberg1
Sürekli aynı yerlerde yemek yememi, yeni bir kokteyl denemiyor olmamı ve de Miss Sixty’le olan obsesif ilişkimi eleştirenler olabilir. Onlara şu cevabı vermek istiyorum: Madem her akşam aynı eve gidiyorum, ve her sabah kalktığımda dişlerimi fırçalıyorum, pekala mekanlar konusunda da aynı alışkanlıkları gösterebilirim.
Bunun nedeni değişikliği çok sevmiyor olmam değil, yaptığım seçimlerle mutlu olmam. Üstelik To Do listeme şunları da eklemek istiyorum:
– her gün en az yedi, en çok on sekiz kez olmak şartıyla facebook sayfamı refresh ediyorum,
– a harfine mutlaka basıyorum,
– gmail account’umun inbox bölümünde dolanıyorum,
– annemi arıyorum,
http://www.swiss-miss.com/ adresini ziyaret ediyorum, yaptıklarına bayılıyorum, oraya buraya mailler atıyorum, herkes bu siteyi görsün diye uğraşıyorum, alışkanlıklarım sayesinde güne zinde başlıyorum.

Reklamlar
Tagged with:

Bonnie çiçek açtı

Posted in aksesuar, çanta, moda by anlamarama on Nisan 9, 2009

032507_bonnieheader
Bonnie Cashin: Amerika spor giyiminin en bilinen temsilcisi. American Airlines ve Hermès’in tasarımcısı. Laura (1944), Anna and The King of Siam (1946), A Tree Grows in Brooklyn (1946) filmlerinin kostümcüsü. Kısacası Amerikan moda tarihinin afilli lideri. 2000 yılında 92 yaşında dünyaya veda ettikten sonra hakkında yazılanların bir özeti bu yalnızca. Çünkü ölümü Paris’ten Londra’ya pek çok podyumda üzüntüyle duyruldu, takipçileri onun adına geceler düzenledi. Coach bu sıradan anma toplantılarını bir adım daha ileri taşıyıp Bonnie koleksiyonunu raflara serdi. Renkler, formlar, desenler eşsiz. Yerinden kalkıp da dükkana gidemeyenler için adres http://www.coach.com/

Tagged with: ,

Kadife kukla

Posted in aksesuar, moda by anlamarama on Nisan 9, 2009

hat
Daha yeni iş değiştirmiş olduğum için, Nisan ayında Londra’ya gitme planlarımı bir kez daha erteledim. Deniz’e telefon açıp “Aslında çok gelmek istiyorum ama işte durum bu” dediğim anda iki şeyin farkına vardım:
– Londra’dan her gelen omzunda çantalar, ayağında yeni ayakkabılarla dönüyor.
– Bu aralar birileri Louis Mariette’ten bahsediyor.
Madem gidip kadının neler yaptığını göremedim bari web sitesine bakarak zaman geçireyim.
Kadın tek kelimeyle eşsiz. Romantik tonlara biraz disko ritmleri karışmış müzik gibi. Richard Gere ve Winona Rider’ın bir filmi vardır. Richard, Winona’dan sevgilisi için şapka tasarımı yapmasını ister. Winona’da farkında olmadan şapkayı kendisi için tasarlar. Aşık olurlar, mutludurlar, kız ölür. İşte Louis’in şapkaları aynen o filmdekiler gibi. Gotik, cazibeli, narin, abartılı, hüzünlü, trajik. Yağmur yağdığında ya da işe giderken kafanıza takacağınız türden değil. Duvarda bir yere asıp sahip olmanın dayanılmaz hafifliğine kanacağınız cinsten. Bu yüzden http://www.louismariette.co.uk/ adresini bookmark’larınıza kazımanızı rica edeceğim. Sonradan bakıp bakıp iç geçirirsiniz.

Tagged with:

Aksesuar doğurdu!

Posted in aksesuar, moda by anlamarama on Nisan 8, 2009

6d
Bileklere halhal, parmaklara yüzük, dişlere pırlanta, Aksesuar modasının dibini kuruttunuz artık diyordum ki, bir kez daha kelimelerimi yutmaya karar verdim. Çünkü artık aksesuarların aksesuarları da doğdu. Gözlüklerini sürekli kaybeden ama o korkunç boyun bağlarını da takmak istemeyenler düşünülerek geliştirilmiş bu modanın kaynağı http://www.wearepowerhaus.com. Kendileri Avrupa ve Amerikada pek çok alternatif dergiye konu olmuşken benim farketmemiş olmama imkan yoktu. Bu yüzden okudum, baktım, on üstünden yedi verdim ve yazdım.

Tagged with: ,

Merak etme sana da aldım

Posted in aksesuar, çanta, moda by anlamarama on Nisan 8, 2009

picture-21
Önce Jan Houx tasarımını almaya kesin karar verdim , ardından Cindy Heller da pek hoşuma gitti, sayfanın içerisinde biraz daha gezindikten sonra Naz Şahin, Thomas Geller, Cabaret Voltaire de cazip geldi. On dakika sonra bütün çantaları incelemiş, New York’ta yaşayan arkadaşlarımdan birine mailimi döşemiştim ki, bu muhteşem çantaların bir de ekolojik olduğnu öğrendim. Hayranlığım iki katına çıkarken, banka hesabım dibine vurdu. Önümüzdeki ay gelmesini beklediğim on iki çanta tabii ki sadece kendim için değil. Stefan Kiss eminim Mavi’ye çok yakışacak. Yukarıda ismini verdiklerimden birini almamanız şartıyla paylaşacağım adres de http://www.wanderbag.com/. Dikkatli harcayın.

Tagged with: ,

On-trend

Posted in aksesuar, moda by anlamarama on Nisan 2, 2009

fergie2
Hobo, içine babam bile sığar, pazar sepeti, bavul… ismine ne koyarsanız koyun, bu yıl moda cepsiz, dertsiz, fermuarını kapatıp, omzunuza asacağınız türden çantalar. Bütün markalar üretimlere girişti. Derisi, plastiği, çiçeklisi, Japon malı envai çeşit. Ben size en iyilerinden bir top 10 listesi sunuyorum. Hepsini dükkanlarda bulmak mümkün olmasa da, internette satışlar başladı.

1. Marc by Marc Jacobs $458.00
2. Baby Phat Equestrian $85.00
3. No Boundaries Skull $6.00
4. Betsey Johnson Kisslock $395.00
5. Forever 21 Fantasia $19.80
6. Alloy Moc Croc $39.50
7. Juicy Couture Betsey $325.00
8. Victoria’s Secret $98.00
9. Xhilaration $11.89
10. Payless Traci $14.99

Bunlarla uğraşmak isteyenlere öneri: Herkesin omzuna düşmeden, Mango, Top Shop, Mandarine Duck mağazalarına uğrayınız.

Tagged with: ,

Baksana bana

Posted in aksesuar, moda by anlamarama on Nisan 2, 2009

ray
Bana yakışmaz ama, sana, ona pek güzel gider. Ne yazık ki gözlüklerini takamıyorum, suratıma uyum sağlamamaya kararlı. Ama yaptıklarını takip ediyorum, sitesine haftada bir ziyaretçi yolluyorum. Reklamlarına bayılıyorum.

Ray Ban bu aralar iki yarışmayla gündemde:
İlki “Asla saklanma” sloganı altında dünyanın her yerinden insanların Ray Ban gözlükleriyle çekilmiş fotoğraflarını topladığı bir blog sistemi, diğeriyse “gerçek mi cesaret mi?” oyununun internete uyarlanmışı. Şansen benim ilgimi çekti, siteye üye oldum.

Sistem şundan ibaret: Girip sorulardan birini seçerek, sizden yapılması istenileni videoya çekiyorsunuz, sonra da http://www.ray-ban.com/usa/Sundance2009/index.asp adresine post ediyorsunuz.

Burada kötü haber devreye giriyor. 7 Mart’ta olay bitti. Şimdi herkes kazananın açıklanmasını bekliyor. Ödül şudur: 2010 Sundance Film Festivali boyunca otelde kalma, filmleri izleme ve barda istediği kadar içki içme hakkı. Moda, film ve birinci sınıf servis. Siz çekimlere başlayın, seneye de devam edecek gibi bu iş.