Urban Confessions

43 Doğu, 26 Batı,10 numara Cuppa

Posted in cafe, dükkan, Şehir by anlamarama on Mayıs 13, 2009

Asmoothieheavan_Cuppa copy
Üç hafta geçti. Sürekli bir projeden diğerini atlayıp, doğru olanı bulmam biraz zaman aldı. Ama başardım. Pek çok defter sayfası ve kalem ucu da, bu amaç uğruna şehit oldu. Mezarlarının üzerine: “Tarih yazdılar, mutlu öldüler” taşını yerleştireceğim.
Bu süre içinde hayatımda şu gibi değişiklikler oldu: stresten çöken yüzüme sağlık geldi; güne sağlıklı bir kahvaltı ve polisiye dizilerle başladım; sıklıkla Nişantaşı, Tünel ve Cihangir kahvelerinde bilgisayarımla ikamet ettim; “sabah erken kalkmam lazım” diyerek geri çevirdiğim tüm davetlere açıldım; yeni bir kanepe almak için ilk adımı attım, dükkana gittim baktım; beynimde sevişen kelimeleri daha kolay ekrana döker hale geldim; her gün yarım kilo erik yedim. Tek kaybım eskiden iş çıkışlarında arayan arkadaşlarımın şimdi telefonlarını benden uzak tutmaları.
Bu yüzden benim gibi işsiz, freelance çalışan, sanatla haşır neşir ya da işe gitmek için belirli saati olmayan diğer bir arkadaş kitlesi edinmek zorundayım. Bugün Aslı’yla bilgisayarlarımız birbirine baka baka oturmaktayız. Smoothie’leri süper, tavuklu wrap şahane. Bizi görmek isteyenlerin Cuppa’ya müracaat etmeleri, yarından itibaren telefonla koordinat bilgilerimizi temin etmeleri önemle rica olunur.

http://www.cuppajuice.com/

Reklamlar
Tagged with: , ,

Kelebek etkisi

Posted in dükkan, Şehir by anlamarama on Mayıs 13, 2009

Picture 3
Ba-yı-lı-yo-rum.
– Sabahın ilk saatlerinde fırından çıkan ekmeğin köşesine. Ekmeğin kalanını beyaz peynirle yemeye. Ekmeğin sonrasını Nutella’yla bitirmeye
– Alarm yerine beynimin içindeki saatle uyanmaya. Camları sonuna kadar açıp. Güneşli güne katılmaya.
– Televizyonda Law & Order’ın izlemediğim bölümünün karşıma çıkmasına.
– Sürekli takıldığım yerlerde çalıp duran o tek CD’ye.
– Sıkma portakal suyunun olduğu her cafeye.
– Eski Otto’nun sokak önüne.
– Şütte’deki macar salamına.
– Saray’ın tavuklu çorbasına.
– D&R’ın dergi reyonuna.
– Beymen’in vitrininideki o kelebekli elbiseye.
– Beymen’in vitrininde kelebekli elbisenin yanında duran elbiseye.
– Beymen’e. http://www.beymen.com.tr/

Tagged with: , ,

Patron ayağa bakar

Posted in ayakkabı, dükkan by anlamarama on Mayıs 12, 2009

Picture 6
Erkek arkadaşlar, arabalar, cep telefonları, randevular, dertler, mutluluklar, kıskançlıklar…Kızlar pek çok şeylerini paylaşır bilirsiniz.
” İlk buluşmanız, benim fularımı al. Rengi tenine çok yakıştı.”
” Ay ben de kolyemi vereyim elbisene çok iyi gider.”
” Kahretsin! Ayakkabı numaralarımız tutmuyor, yoksa süper kızmızı ruganlarım vardı. Daha iki kere giydim giymedim.”
Aksesuarlar hep bir şekilde halledilir de ayakkabı konusunda gerekli yardım sağlanamaz. Ya daha yeni aldığınız süetlerin tonu elbisenize uymaz, uyanın da topuk boyu yetmez. Bu yüzden her türlü randevu öncesinde ufak çapta bir kriz yaşanır.
Biz de bu sabah 10:04 itibariyle görevdeyiz. Akşam işgörüşmesine çağrılmış olan arkadaşım için, üç kız toplanarak en doğru ayakkabıyı bulmak zorundayız. Hedefimiz Nine West, süremiz onbeş dakika.
Umarım tek bir torbayla çıkarız.
http://www.ninewest.com/

Tagged with: ,

Küçük Londra

Posted in dükkan, web, Şehir by anlamarama on Mayıs 11, 2009

Picture 5
Hayallerin peşinden kovalamak gerekiyor. Bunun için de önce istifa mektubu, ardından da sonu belli olmasa da, bir plan. PPT olan türden değil, hayatınızı değiştirecek olandan.
Pınar bunu yaptı. Birileri ona “deli nereye gidiyosun işi gücü bırakıp” dedi, diğerleri arkasından ittirdi. Pınar da kimsenin dediğine aldırmadan evi, tası, tarağı, kıyafeti, kitabı toplayıp Londra uçağına kuruldu. Ekonomi sınıfından tek yön bilet.
2008 Ekim ayından beri Londra sokaklarında gezmediği dükkan, bakmadığı galeri, denemediği cafe kalmadı. Bir planı vardı, harfi harfine uyguladı.
Arada sabırsızlığıma yenik düşerek “Hadi Pınar ne zaman bu iş oluyor?” mesajları da attım, Londralı olduğu için kendisini bol keseden de kıskandım.
Uzun lafı kestirirsek sekiz ay geçti ve site açıldı. http://www.londonhopping.com/
Londra’da yaşayanlar yazsın, gidecek olanlar da parmak tıklasın.

Tagged with: , ,

Netçi hanımın gündüz gezmesi

Posted in dükkan, web by anlamarama on Mayıs 11, 2009

Picture 2
Sabahtan beri sokaklardayım. Öncelikle İstiklal Caddesi’ni hatmettim, sonra Nişantaşına fethettim.
13:10 Son yirmi dakikadır yemeğini beklediği için Hilton’daki konferansa geç kalmaktan yakınan kuzenimle karşılaştım.
13:15: Ayça telefonumu çaldırarak Den Cafe’de olduğunu bildirdi.
13:40: Bir yudum limonata, içinde meyve olanından.
13:45: Klik! Facebook’tasınız.
14:00: Mudo Concept’te kanepe bakmaca. %30 indirim üzerine, KDV indirimi bir de Garanti banka kartınız varsa tek çekimde % 10 indirim.
14:50: Little Caesars’ta bir alana bir bedava pizza servisi.
13:20: Kuruyemişçide 8 TL’lik alışveriş
13:45: Bir dilim pizza, Sek ayran, Tabasco
13:50: Günlük web haberlerinde ikinci round. http://web.me.com/blessberlin/

Siparişlerinizi alabilir miyim?

Posted in dükkan, moda by anlamarama on Mayıs 5, 2009

lovebrigadenastgalvintage_clv_front1
Bugün Can’la beraber çalışmamızın ilk günü. Masanın karşılıklı uçlarında, önümüze açtığımız laptop’larımızla fotoğraf çekimi için oldukça uygun görünmekteyiz. Ben sessizlik talep ediyorum, o bir bardak kahve.
Tek sorun sadece yemek masasının değil, evin ve hayatın da bir bölümünü paylaşıyor olmamız. Şimdilik işler yolunda gibi. Cevap vermem gereken sorular olmadıkça keyfim yerinde.
Bugünkü öğle yemeği menümde açılış olarak blog gezmeleri, Berselona otelleri ve portakal suyu var.
Ana yemek için e-kitabıma bir bölüm daha katmak, tavuklu pilav ve Nouvelle Vague düşünülmekte.
Tatlı aşamasında, artık beynimde yer kalmadığı için yaza uygun hafif bir şey seçiyorum.
http://www.shopnastygal.com/categories/new/
Her kız, ayda bir kez, bu zevkin tadına varmalı

Tagged with: ,

Arka kapak katilleri

Posted in dükkan by anlamarama on Mayıs 3, 2009

picture-34
Fransa’da yaşasaydım Vogue’da yazardım, Londra’da çalışsaydım I.D’de takılırdım, New York’ta bulunsaydım grupların turnelerine eşlik edip müzik dergilerine yazılar yollayan bir muhabir olurdum. Dünyanın herhangi bir yerinde ortalama bir yazar olarak, doktorların ya da dişçilerin hesaplarıyla yarışacak kadar kazanıyor olurdum.
Ama İstanbul’dayım. Herkes bana dergicilikte çok da para olmadığını hatırlatıp duruyor. ” İstediğin kadar yazı yaz, bir stil oluştur, hatta bütün dergiyi dolduracak kadar iddialı ol. Önemli olan reklam geliri. Kimse yazılanlara bakmıyor.” Ben yazı sever bir romantik olarak bunların değişebileceğine inanma eğilimindeyim.
Bu yüzden çalışıyorum. Dünyanın her yerinde çıkan dergileri keşfetmek, değerinin iki katını ödeyerek posta kutuma istemek, gece gezmelerinden vazgeçip bütün sayfalarını okumak da işimin bir parçası.
Benim gibi deliler için açılmış olan bu dükkan ne yazık ki Berlin’de. Dünyanın her yerinden yüzlerce dergi çeşidiyle kafayı bozmuş herkesi beklemekte.

Magazine und Lektüre der Gegenwart
Auguststraße 28 (Ecke Große Hamburger Str.)
10117 Berlin-Mitte
Tel. +49-30-695 49 695
http://www.doyoureadme.de/

Tagged with: ,

Sıkılmanın da bir felsefesi var

Posted in dükkan by anlamarama on Kasım 11, 2008

23-1

“Sinemaya gitmek istemiyorum, biriyle buluşmak da istemiyorum ama kitap okumak, örgü örmek, puzzle yapmak hiç istemiyorum” dediğinizde Chicago’daki The Boring Store’a uğrama zamanınız gelmiş demek. Dükkan sürekli canı sıkılanlar için açılmış. İçerisi kocaman ve karman çorman, hiçbir şey için bir bölümleme ya da etiketleme sistemi mevcut değil. Burada bıyık şeklinde cüzdanlar, peruklar, dedektif kameralar, kartlar, gözlükler, ya da aslan dişli dosya dolapları bulabilir, gözünüze kestirdiğiniz bir şey varsa komik yazılı karton kutular içinde evinize taşıyabilirsiniz. Dükkanın gerçek amacıysa çocuklar için yeni ve eğlenceli programlar geliştirmek.

Tagged with: , ,

Camda çikolata bekler

Posted in dükkan by anlamarama on Kasım 10, 2008

cikola

Kelebekli, portakallı, fındıklı, dallı, kayısılı, ahududulu, kare, oval, üçgen…Gözünüzü ve midenizi doyuracak her türlü çikolata San Fransisco’da var. Üstelik çay partisine, düğüne, doğumgününe ya da gece üç can çekmelerine göre kategorize edilip kutulara konulmuş olarak vitrinde sergileniyor. Charles Chocolates henüz yeni kurulmuş bir butik dükkan olsa da, müşterilerinin yaş ortalaması otuzların üzerinde. Buna yaşlılar ve hamileler de dahil.

http://www.charleschocolates.com/

Tagged with: ,

Gardrobun içinde yaşamak

Posted in dükkan, tasarım by anlamarama on Kasım 7, 2008

Bundan ben de istiyorum

Adamlar yapıyor. Biz oyması kakması, varakları, pulları diye uğraşırken ortalarda birileri mobilyalar için en minimal tasarımları icat ediyor. Üç renk, dört köşe, maximum beş kat formülü yatağa, masaya, kütüphaneye, hatta istersen vazoya koy, her şekilde işe yarıyor. Tek mutsuzluğumuz bu işlerin sadece kuzeylerde bir yerlerde gizli saklı kalması.

http://lehni.com/English/galerie.htm

Tagged with: , ,