Urban Confessions

Sarıya zaaafım var

Posted in moda, Şehir by anlamarama on Mayıs 14, 2009

machka
Sezonun ilk kirazını yedim. Puanımı veriyorum: 7. Tadına dört, rengine iki, fiyatına bir. Belki her aldığım salkımda iki yerine dört kiraz tanesi olmasaydı bir puan daha ekleyebilirdim. Yaşlanınca, “eskiden kiraz diye bir meyve vardı, yaz ayının gelmeye başladığı haziran aylarında çıkardı” hikayemi anlatabilirim.
Bugünkü Nişantaşı turum olaysız geçti. Öğle yemeği saatini kaçırmış olduğum için çoğunlukla köpekli adamların ve öğrencilerin oluşturduğu kalabalık arasından ilerleyerek Machka, Beymen, Miss Sixty vitrinlerine bakındım. Prada henüz açılmamış, inşaat sürmekte. Kırıntıda saat 14:03’te liseli kızlar, geçen oğlanlara bakarak kikirdemekte, Selim çok yakışıklı, Cem’in kız arkadaşı var, Arda sürekli arayıp duruyor. Midpoint’te bira ve toplantı klasiği eksiksiz devam etmekte.
Eve doğru hızlanmıştım ki Hakan ve Seçil’i House Cafe’ye 180 derece açıda dedikodu yaparken buldum. Oturdum, konuşmalara dahil oldum, buzlu latte ısmarladım, gelen geçene sırıttım.
14:35’te hesabımız ödeyip kalktıktan sonra Hüsrev Gerede başında Ece’yle karşılaştım. Üzerindeki elbiseye bayıldım. Adres http://www.machka.com.tr/ Siteye girince eteğe de bayıldım, hatta utanmadan blüze de bayıldım. Bir günlüğüne giyeyim,vitrinde duran manken olmaya razıyım.

Tagged with: , ,

Minimal nostalji

Posted in erkek, moda by anlamarama on Mayıs 14, 2009

Picture 1
Twitter.Linked In. Friend Feed. Msn. Aol. Facebook. Wayn. Likaholix. Hotmail.
Sabah 9:23 ititbariyle g-mailim’e düşen e-mail sayısı 14. Hepsi de çeşitli portalların bana yollamış oldukları bilgilendirme mesajları. Junk kısmına girmiyorum bile.
Sadece arkadaşlarımdan gelen mesajların olduğu günleri özledim. Başlığı “Bana bir şeyle oluyor” “İnanamazsın” “Fransa muhteşem” diyenleri. Derslerin, dertlerin içinde başkalarının hayatlarını dinlemek huzur verirdi. O yüzden altı yıl öncesinin mail’lerini açıp okumuşluğum var. Yaşamış olduklarımı hatırlamama fotoğraflardan daha çok yardımcı oluyor.
Mesela 2003 yılının nisan ayında Las Vegas uçağına atladığımızda akşamdan kalmaymışız. Şehre varınca on dolara akşam yemeği yemişiz, üç dolara yarım litrelik margaritalardan içmişiz, rulet masasına oturup 23 gelince kaybetmişiz, bütün sokaklarda sabah kahvaltısı edeceğimiz bir yer arayıp sonunda Paris Oteli’nin cafe’sine varmışız. Hatırladım işte. Üstelik bagajlarım Vegas yerine Roma’ya gittiği için bir gün elbisesiz kalmıştım.
2006: Belçika’da yaşayan Ali’ye “Bu adamdan giyinmelisin” başlığı altında attığım mailde
http://www.driesvannoten.be/ adresi var. Bakıyorum zevklerim bazı konularda zaman içinde değişmemiş.

Tagged with: , ,

Ders bir: net gezmesi

Posted in moda by anlamarama on Mayıs 13, 2009

chloe
Bir konuda otorite sahibi olmak istiyorum. Ayrılıkların ardından yapılması gerekenler, baharda çıkan meyveler, en iyi on kuruyemişçi, polisiye dizi karakterleri. Bunlar ilgi alanların ama iş ve işçi bulma kurumunda meslek sektörü olarak kayıtlı değil. Dediğimin dinlenmesi için bir diplomaya ihtiyacım var.
Eğer beni televizyon kanallarına çıkarıp da “Hazal Hanım, mayıs ayı itibariyle hangi meyveler dalından koptu, Nişantaşı’nda 6 TL’ye erik alınacak adresler nereleridir?” diye soracak olsalar, cevabım hazır: Teşvikiye’den Hüsrev Gerede’ye dönen köşenin başında duran adam. Üstelik daha mevsimi gelmedi ama 10 TL’ye süper kirazlar da var.
Politikadan pek anlamam, müziği iPod’dan dinlerim, yemek konusunda pratik tariflerden ileriyi gitmiş değilim. Bilir kişi olabileceğim kitap ve sanat konusunda da kendi zevklerimle sınırlıyım.
Açıkça konuşmak gerekirse tek silahım bilgim bir de keşfetmekten asla sıkılmadığım www. adreslerim. Kafamı takarsam sabaha kadar dolanır, gerekli bilgilere erişmesini bilirim. Sokağa çıkmadan nete bakarım, 2009 Yaz koleksiyonuna bayıldığım markaların dükkanlarında on dakika geçiririm.
http://www.chloe.com/ yine yapacağını yapmış yaz sezonu için büyülü renkler ve salınan elbiseler tasarlamış. Şimdi numaralarımı bir kenara kaydediyorum, sonbaharda da outleti bulup elbiselere ulaşıyorum.

Tagged with: , ,

Hayat bazen güzeldir

Posted in moda, web by anlamarama on Mayıs 11, 2009

ba
Akşamüstü Nişantaş’ta ritüel zamanı.
Altıda Den Cafe’de şampanyalı mojito. Bir tane. Abartmadan. İyi müzik. Chill Out. Bahar ruhuna uygun olandan.
Altı otuz. Miss Sixty, Nine West, Beymen, Machka, henüz açılmamış Prada. Vitrinlerde hemen her gün aynı mallar var.
Yedi civarlarında House Cafe’de mojito. Normal olandan. Bahar geldiğine göre caddeye yakın olanda değil, bahçeye açılanda.
Yedi buçuk. Touch Down. Müzik, bira, beyaz yakalılar. Yanında kuruyemiş ve arkadaşlar. Arada bir gözün televizyona kayaraktan.
Sekize doğru bir iki telefon. Sarışın kızlar. Tanıdıklar. Basit, kimsenin kafasını yormayacak sohbetler.
Sekiz yirmi beş civarında elinde torbalar. Kısa bir mutfak turu. Masada konuşmalar. Kahkahalar.
On sıfır üç. Yeniden bilgisayar. Birkaç gereksiz site. Ekranda parlayan ışık. Hafif mahoş bir kafa.
On sıfır beş. Günün ruhuna uygun site http://www.designersagainstaids.com/ Dünyada bir şeylerin değişeceğine olan ütopik inancım yerinde

Tagged with: , ,

Pamuk Prenses ve yedi fondöten

Posted in kozmetik, makyaj, moda by anlamarama on Mayıs 11, 2009

Picture 1
Pazartesi sabahı herkes iş başında. Adriana Lima’nın “ayakkapılarım, kopeğim” dediği reklam televizyonlara yerleşmiş. Cevap veriyorum: bence “kanka”. Sevgilisiyle yaşadığı sorunları duymayan kalmadı ne de olsa. How I Met Your Mother’ın son bölümü çıkmış. Torrent’ten mi indirirsiniz, yoksa surfthechanel’ın dolmasını mı beklersiniz bilemem. Heroes ne yazık ki sezonu kapattığı için ondan ses seda yok. Çıldırmamak işten değil.
Sonunda İstanbul uyanmış anlayacağınız. Bahar gelince hayat çalışmak bile biraz daha çekilir bir hal alıyor.
Facebook’u açtım. Ersoy cumartesiden beri beklediğim yeni linkleri yolladı. Bu sefer modanın bir alt kolu olan kozmetikteyiz. Adamın adı da http://www.timothy-hogan.com/. Pürüssüz tenleri olan kadın fotoğraflarına bakınca hatırladığım tek şey Body Shop ve Lush tur vaktimin geldiği. Kahvaltıdan sonra ilk iş.

Tagged with: , ,

Bikini benim olacak

Posted in fotoğraf, moda by anlamarama on Mayıs 10, 2009

Picture 12
Bugünün manşeti Ceylan’dan geldi. Hiç değiştirmeden yazdıklarını aktarıyorum:
” mutlu olduklarımızı anlattığımızda karşımızdakiler içine giremiyo kızım tam hazmedememiş hissettiriyo karşındakinin tavrı. o yüzden bi zaman sonra bırakıyosun anlatmayı gereksiz hissediyo karşındaki çünkü o anda kendini. orda mutsuzluk varsa belki yardımcı olabilir ama mutluluk var.”
Bu lafın üzerine ben de şu cevabı veriyorum:
” İşte olay tam da bu çok güzel özetledin. Victim pozisyonunda olduğun sürece herkes senin superman’in.
polyannaya kaçarsan, kurda falan yem olabilirsin.”
Konuşma devam ediyor. Sekizinci mesajdayız. Bu arada mailime Matthew Williamson’un fotoğrafladığı H&M yaz koleksiyonundan resimler düşüyor. Konuşmanın devamını beklerken hızlı tur atıyorum. Ben cevabımı yazarken siz de koleksiyonu inceleyin http://www.hm.com/us/

Tagged with: , ,

Torbamın altı patları

Posted in e-dergi, moda, web by anlamarama on Mayıs 10, 2009

Picture 6
Teras battı, sokağa taşındım.
Kendime bir de güzel hedef seçtim: kitap almak. Yolculuk sürem boyunca başıma şunlar geldi: Sakaryaspor taraftarları şarkılar eşliğinde önümüzü kesti, portakal suyu içmek için durduğum büfede çocukluk arkadaşımla karşılaştım, Anneler Günü etkinlikleri dolayısıyla İnci’den profiterol adım, kilosu 30 TL olan kirazları es geçerek, papaz eriklerine yatırım yaptım, turistlere yön tarif ettim, kuruyemişçiye 12 TL bıraktım, başka bir grup Sakaryaspor taraftarıyla karşılaşarak burada ne yapmakye olduklarını merak ettim, MAC’te çalmakta olan korkunç Türk popu karşısında şaşkınlığa uğradım, bana çarpan serseriye korkunç bakışlarımı yönelttim ama bağırmadım, keyfimi akşamki balıklara sakladım.
Sonunda kazasız belasız kitapçıya varmıştım ki, muhtemelen telefona ulaşma çabalarım sırasında çantamdan düşen kimliğim Robinson’da çalışmakta olan çocuk tarafından bana iade edildi. Kendisine teşekkür ettim, buradan yine ediyorum.
Altı kitap elleyip, iki kitabı da haneme geçirdikten sonra karşıma Nylon dergisinin müzik severler için yaptığı bir kitap çıktı. Almadım, hayranlıklarımı sundum. Eve gelir gelmez de http://www.nylonmag.com/ adresine girerek sanatçı kişiliğimi tatmin ettim. Yeter ki bahar gelsin, pazartesiyi bile sevicem.

Tagged with: , ,

İstanbul için uyanma vakti

Posted in moda, web by anlamarama on Mayıs 9, 2009

Picture 7
Ersoy’dan günlük site analizi ulaşmadı. Mail box’uma tek bir RSS feed düşmedi, her gün takip ettiğim portallarda hareketlenme sağlanamadı. Dün akşamın sabaha uzayan sıradışı havasından olsa gerek, öğlen 13:37 itibariyle bütün şehir uyuyor.
Ben bugünü yazmaya ayırmıştım oysa ki. Öncelikle Yapı Kredi Crystal dergisi için Amalfi sahillerinden bir şato tasvir edilecek, ardından K dergisine uzun zamandır ara verdiğim karakter yazısı düzülecek, son olarak da akşama sanat okuluna başvurmak isteyen Sinan’a bir motivasyon letter yazması konusunda yardım edilecek. Gördüğünüz gibi yazı yazmak tam zamanlı bir aktivite sadece blog girişleriye sınırlı kalmıyor.
Bilenler bilmeyenlere öğretsin kategorisinden bugünkü tanıtım sitemiz Mert & Marcus’un da bağlı olduğu http://www.artpartner.com/ Aman onları biliyoruz diyip bu yazıyı okunanlar listesine atmayın. Şu linke bir zahmet tıklayın!

Tagged with:

Kadri hakkında son şey

Posted in moda, Şehir by anlamarama on Mayıs 9, 2009

Picture 6
Bol limonlu bir bloddy marry, acısı az bloddy marry, esaslı iki bloddy marry, margarita, elmalı vodka,şampanyalı mojito, bir de kuruyemiş lütfen! Yarım saat sonrasında hepsinden bir tur daha.
Perşembenin özeti. Den Cafe sınırlarındaki yuvarlak masada altı kız toplandığında ortaya az dertli, bol neşeli kadın çıkartması kaçınılmaz oluyor. Bizim keyfimiz yerinde ama etraf duruma ne der bilinmez.
Sıradan konular başlığı altında 5 senelik ilişkiler, hamilelikte gerekli bilgiler, hayat kurtarma yolları, ayrılıkta ikinci ay, Sibel’in muhteşem dudakları, Zeynep’in bonfilesi, Ceylan’la Zeynep’in Dame de Sion geçmişi, elma dilim patates, beni al onu alma savaşları, en sevilen aşk filmleri üst sıralarda. “He is Not that Into You” filmi konusunda üçe üç eşitlik sağlanıyor. Ben filmi pek de başarılı bulmayanlar tarafındayım.
19:30’da başlayan gruplaşma, saatler 23:00’ü gösterirken, bir sarhoş Ezgi ve diğer beş içkili kadın olarak sonlanıyor, hesabın özeti hepimizin kartlarında çekilen yüzer lira. Uzun zamandır bundan daha iyi bir şeye gitmemişti.
Arayı fazla uzatmadan bundan sonraki buluşmanın sınırlarını belirlemek istiyorum: güneş batmadan, white mocha, minik cookie, aşk filmine altı bilet, ve mutlaka http://www.viviennewestwood.co.uk

Tagged with: ,

Gelecek cuma, 5 para

Posted in e-dergi, moda by anlamarama on Mayıs 7, 2009

picture-17İşi bırakmamdan bu yana iki şeyden korkuyorum: birincisi hiperaktif ruh halim yüzümden bütün arkadaşlarım telefonlarını bana kapalı tutacak. İki fikir arasındaki düşünmediğim anlarda birilerine neyi, neden ve ne zaman yapmamız gerektiğini anlatıyorum. Bu da dokuzda işbaşı yapanlara büyük ihanet niteliği taşıyor. İkincisi internette geçirdiğim süreler yüzünden bağımlı olma yolunda ilerliyorum. İnsanlarla konuşurken blog’umdan referanslar vermek, her türlü cafe, bar, otel işletmecilerini blog açmaları konusunda ikna etmek, ve banka hesaplarımı hızla boşaltmak da işin cabası.
Şimdilik büyük bir gülümseme ve laptop çantamla sokaklarda gezinmekten, her sabah bir bardak süt alışkanlığıma geri dönmekten, geceleri rüyamda bile yeni fikirler üretmekten memnunum.
Bir de http://www.zoozoom.com/ gibi siteler bana göz kırpınca, perşembe günü biraz daha mutlu başlıyor.

Tagged with: ,