Urban Confessions

Kahvaltıda taze fasulye

Posted in art, tasarım, web by anlamarama on Mayıs 10, 2009

Picture 1
Anneler günü dolayısıyla sabah erken kalkıldı. Ellerimizde çiçekler, hindi füme ve tulum peynirler, bir de tabii ki gazetelerle annenin kapısında belirindi. Anne mutlu, ben daha mutlu.
Haftanın tek gazete okuma günü olan bu pazar da gelenek değiştirilmedi. Eklerden başlamak şartıyla bütün gazeteler hızlıca gözden geçirildi. Anneli, kızlı, aileleli, anneanneli haberler sayfa sayfa dizilmiş. Okundu, yorumlar yapıldı, başarılı gazeteci arkadaşlarımız içten içe kutlandı. Şimdi de kahveler eşliğinde kalan günün programı yapılmaya çalışılıyor.
Çimlerde oturup kalamar, bira; deniz kenarına seyirtip balık, rakı; eve tıkılıp yazı,kitap; nette dolanıp hayal, http://www.marcelwanders.nl/
İkinci bir karara kadar teras, web gezintilerim devam etmekte. İlgileneneri twitter’a beklerim.

Reklamlar
Tagged with: , ,

Laura Laine. Kapıda yazılı.

Posted in tasarım by anlamarama on Nisan 17, 2009

w01-copy
http://www.lauralaine.net/
Kız dahi. Bazen etkilendiğim görüntüler üzerine daha fazla yorum yapacak durum kalmıyor. Şu an nerede oturduğunu bulup, ilk uçağa atlayarak “Lütfen izin ver, senin için poz vereyim.” demek istiyorum.Tommy Hilfiger’ın kendisi, Elle Girl, Zara, Muse Magazin, Escada, WTF Magazine onunla çalışan isimlerden bazıları. Kapıya adını yazdırıp da giremeyen çok. Bu aralar Amerika dergileri yeni yeni keşfetmeye başlamış yaptıklarını, telefonları susmak bilmiyor. Hollandalı. Amsterdam sokaklarında salınıyor, o uzun dar evlerden birinde yaşıyor. Bazen kanalın yanındaki banklardan birinde, elinde defteri ve kurşun kalemiyle saatlerce oturuyor. En azından ben öyle hayal ediyorum. Yaptıklarını incelemem yeni başladı. Bir iki saate görüşürüz umarım.

Tagged with:

Evli ve “Mafya”lı

Posted in moda, tasarım by anlamarama on Mart 25, 2009

mob11
Mart ayı “Married to Mob… 120 dolar”
Nisan ayı “Married to Mob… 250 dolar”
Mayıs ayı “Married to Mob …295 dolar”
Sonsuza kadar “Married to Mob”… bankada büyük problemlere yol açar!

Married to Mob’un ismi, kötü kızların ve onlara aşık olan adamların kredi kartı sliplerinde uzun zamandır geçiyor. Nasılsa önümüzdeki ay maaşlar yatacak, bu ay dilediğimiz gibi harcayabiliriz.

Bu yıl çekimleri Lynnette Astaire tarafından yapılan ilkbahar koleksiyonunun modelliğini de Kid Sister’ın yapmış olması MOB’un fiyakasını fena artırmamış. Eğer Merter civarındaki butiklere, ya da pazara düşmediyse henüz Türkiye’de bulunmuyor. Siz yine de mobliving.com adresinden listeleri hazırlamaya başlayın.

http://www.marriedtothemobnyc.com/

Gepetto Usta

Posted in fotoğraf, grafik, tasarım by anlamarama on Mart 25, 2009

emre4Blog’uma koymak için doğru düzgün bir fotoğrafçı arıyordum. Hani şu sürekli kızların üstüne elbise getirip iki bacak hareketiyle izleyicinin ilgisini çeken türden değil de, hakkaten tarzı, renkleri, hissiyle beni saatlerce web sitesinde dolaştıracak cinsten. Biri “Emre Güven’e bak bir” dedi. “O da kim?” dedim. “Emre Güven işte. Yaz emreguven.com, bak” dedi. Kasıla kasıla iPhone’umu çıkarıp adamı google’ladım. Yüzümdeki utanç ifadesini saklamak için ışıktan ters tarafa oturuyor olmamın hiçbir yararı olmadı. Emre Güven ne adammış meğer!

Bilkent Üniversitesi grafik tasarım bölümünden mezun olup da, Kanada’da video eğitimi almış, sonra da utanmadan gelip İstanbul’da fotoğrafçılığa başlamış olmasını tesadüf değil, karşı konulmaz zeka olarak tanımladığımdan haset ve kıskançlık duygularını bir kenara atıp sitesini incelemeye başladım.

emre2
O ne renk skalası, o ne duruş, onlar ne photoshop efektleri. Herhangi bir kadını alıp şeytanla melek arasında gezinip duran bir Jenne d’Arc’a dönüştürebilen yeteneği, babannemi Stephan King romanlarındaki katillere benzetebilecek kadar inanılmaz. Kadınları tanrıça, adamları ilah, hatta odadaki eşyaları bile nefes alan canlılara çevirebiliyor Emre Güven. Daha az önce siteye göz ucuyla bakan arkadaşım, hızla yerine doğru koşarak renkli printer konutuna bastığından beri makineden çıkan on yedi kağıt saydım. Adamın fotoğrafları evin her köşesine dağılmış kırık dökük çerçeveleri Pinokyo’ya dönüştürecek.

Çalıştığı dergiler arasında Harper’s Bazaar, Beymen Magazine, Arena, All, Madame Figaro, Elle, İstinye Park Magazine, Marie Claire, gibi isimler var. Ayrıca Fizz ve Boyner mağazaları için de sıradışı çekimler yapıyor. Emre Güven’in işleri pasaport engelini aşıp dünyayı fethedicek kadar iddialı. Yakında onu Vogue sayfalarında ya da Prada çekimlerinde görüyor olacağız. Bahisler açıldı.

Tagged with: , ,

Adsız Custo’cular

Posted in moda, tasarım by anlamarama on Mart 25, 2009

cus
Custo ve David Dalmau motosikletle gittikleri Amerika seyahatinden döndüklerinde yıl 1981’di. California’nın yeşil tepeleri onları fazlasıyla etkilemiş olsa gerek, İspanya’ya adım attıkları anda Custo Barcelona markasının tasarımlarına başladılar. Önceleri sadece grafik şekilsizliklerin üzerinde, vermek istedikleri mesajların yer aldığı t-shirt serileri yapan iki tasarımcı, çok kısa sürede pantalonlara, elbiselere, eteklere, ceketlere terfi etti. Cesur, biraz psikosomatik ama her zaman canlı olarak tanımladıkları markaları kadın erkek farketmeden dünyanın her yanına dağılan fenomenik bir etki gösterdi.

Charlize Theron, Julia Roberts, Drew Barrymore, Taye Diggs, Christina Aguilera, Antonio Banderas, Shakira gibi ünlüler onların kıyafetlerini giyerek podyumlarda fink atarken, Custo Barcelona yakın zamanlarda gözlük, çanta, jean, ayakkabı, parfüm üretimine de girişti. Sonuç tabii ki patlama! Kimse tepeden tırnağa tek bir markanın ürünü olmakta şikayetçi değil çünkü Custo’nun yaptıkları her sezon başlangıcında sıfırdan kendini tanımlıyor.

Barcelona Olles 7 Meydanı’nda ana mağazası bulunan Custo Barcelona’nın mallarına İstinye Park Naked’da göz atmak isterseniz bahar sezonunu beklemenizi rica ederiz. Ne yazık ki indirimlerden sonra askılarda üç beş parça eşya kalmış durumda.

http://www.custo-barcelona.com/

Tagged with: ,

Tanıştığımıza memnun olduk Uniqlo

Posted in moda, tasarım by anlamarama on Mart 5, 2009

uniq1

350 erkeğe sorduk: “Dolabınızda ne olmadan yaşayamazsınız?”
25 kişi Polo Shirt, 68’i Lacoste gömlek, 36 tanesi baklavalı çorap, 22’si kanvas pantaloon, 49’u keten ceket yanıtını verdi. Geriye kalan 150 kişiyse aynı cevapta hemfikir kaldı: “Uniqlo olsun da isterse çuval olsun.”
Modern tasarımları, hafif İngiliz, biraz Norveç tarzını andıran kesimleri ve oldukça cesur pantalonlarıyla erkek modasını yeni bir yöne çekmeye çalışan Uniqlo özellikle kısa paça pantalonları, ceketlerin içini süsleyen aykırı renkte yelekleri ve pembenin her tonunun kullanıldığı gömlekleriyle 2009’da cazibe merkezine dönüşmüş durumda.
Eğer bütün bunları biraz fazla cüretkar buluyorsanız klasik koleksiyonunuzu renklendirmek için hırkalarına, polarlarına ve bol kesim kumaş pantalonlarına bir göz atabilirsiniz. Honkong, İngiltere, Fransa, Japonya, Kore ve Çin’de moda dergilerinden çıkmayan Uniqlo sizinle tanışmak için sabırsızlanıyor.

Tagged with: , ,

Göktaşına çarpan moda hatırası

Posted in moda, tasarım by anlamarama on Mart 5, 2009

miller4

Susanna değil, Sienna hiç değil, bu yazıda bahsi geçen şahıs Savannah Miller. Sienna’nın, henüz yirmi yedi yaşında, Londra sokaklarını hafif çıtkırıldım tarzıyla hakimiyeti altına alan ablası. Kardeşi ona stil ve pazarlama konusunda destek olsa da işin beyni Savannah.

Central Saint Martins Tasarım okulundan mezun olduktan sonra, 2006 yılında kendi üretimi olan kaşmir hırkalarla Shanghai Tang’ın dikkatini çeken Savannah, o günden beri, başta kardeşi Sienna olmak üzere pek çok model ve aktristin gardrobuna girdi.  Sienna’nın doğumgünü olan Twenty8Twelve markasıyla Neiman Marcus’ta satılmaya başladıktan sonra yakın zamanlarda bahar ve yaz koleksiyonu için Aquaverde’ye geçiş yaptı.

Sergilenmeye başlayan koleksiyonda uçuşan etekler, erkeksi kesimler, belden kemerle sıkıştırılıp hatları ortaya çıkaran elbiseler, fuşya, sarı, pembe, mavinin onlarca tonu, beyazların asaleti ve çizginin vazgeçilmez cazibesi kullanılıyor. Özellikle on altı- yirmi dört yaş kızlarını düşünülerek oluşturulmuş tasarımlar mutlaka merserize hırkalar ve kısa topuklu ayakkabılarla tamamlanıyor.

Savannah tarzını tanımlarken şöyle bir cümle kullanmayı uygun buluyor:
“İsterseniz bikininin üzerine giyip akşamüstü içkinize eşlik etsin, dilerseniz hafif parıltılı bir ayakkabıyla yaz partilerinde size star yapsın.” Sade kesimleri, muhteşem gece elbiselerine dönüştürebildiği için Savannah bu sezon hepimizin gözdesi.

Tagged with: ,

Kırmızı burunlu Modonna

Posted in moda, tasarım by anlamarama on Mart 5, 2009

kiera

Kabiliyet kimilerinin genlerine işlemiş. Beatles’ın ünlü bas gitaristi Paul’ün kızı Stella McCartney yeni koleksiyonu “Kırmızı Burun”un tanıtımlarına başladı. Muhteşen İngiliz aktris Kiera Knightley’nin modelliğini yaptığı koleksiyonun fotoğrafları da Stella’nın kardeşi Mary McCartney tarafından çekildi. Koleksiyondan aldığınız her ürünün 6 doları Afrika ve İngiltere’de zor durumda olan insanların hayatlarını değiştirmeye adanıyor. Madonna’nın Miki Mouse kulaklı fotoğraflarına bir de palyanço burnu eklenmişse, sizi kim bu t-shirt’leri giymekten alıkoyabilir?

Bu arada söylemeden geçmeyelim,Stella McCartney Paris, 114-121 Galerie de Valois. Jardins du Palais Royal’de ilk Fransa dükkanının açılışını yaptı. Açılışta tabii ki her zamanki hayranları Paul, Marianne Faithfull ve Catherine Deneuve hazır bulundu. Stella bundan sonraki dükkanları Londra, New York, Los Angeles, Moskova, Şangay, Tokyo, Pekin, Hong Kong ve Singapur’da açacak.

Bütün şişeleri çöpe atma zamanı

Posted in moda, tasarım by anlamarama on Mart 5, 2009

jacobs

Onun imzasını neyin üzerinde görsek elimiz cüzdanımıza doğru kayar, fiyatına bile bakmadan evimizin hangi köşesine baştacı edeceğimiz hayallerini kurarız. Gözlükleri, elbiseleri, şapkaları, eldivenleri,çantaları, ayakkabılarıyla her kadının gardrobunu cezbeden Marc Jacobs, 2007’de çıkardığı “Daisy” parfümleri için bu yıl özel üretim bir seri yaptı. Yeşil ve siyah kutularda satışa sunulan parfümler renginden de anlaşılabileceği gibi kadın ve erkekler için ayrı ayrı üretilmiş. sephora.com ve ulta.com’dan satın alınabilecek parfümler kendini eğlenceli ve flörtöz hissedenler için.

Chanel, ayaklarımdan sen sorumlusun!

Posted in moda, tasarım by anlamarama on Mart 5, 2009

chanel

Chanel’lerine büyük bir aşkla bağlı olanlar için son postadan heberlerimiz var. Kendileri C harfinin görünürde olduğu büyük çantalardan sonra ayaklarınızı da düşünmüş ve rahat ayakkabılar imal etmişlerdi. Alanlar aldı, alamayanlar dona kaldı. Anlaşılan üreticiler ilgiden oldukça memnun oldular ki, geçen yılki koleksiyonlarına baharın da yakşalmasıyla beraber, gri-beyaz spor ayakkabılar eklediler. Hafif Converse tarzını andıran bu tasarımlar sizi Alaska’ya yürüyerek götürecek kadar iddialı. Henüz sipariş listelerine başlamadıysanız en başa kimin adının geleceğini bildirmiş olalım.

Tagged with: , ,