Urban Confessions

Biberli turta, dilimde patla

Posted in yemek, Şehir by anlamarama on Mayıs 12, 2009

picante
Kabus. Uzun zamandır bu kelimeyi sözlükten çıkarmıştık. Ortaköy Picante sağolsun yeniden soktuk.
İki kız, akşamüstü altı buçukta, boğaz trafiğini bile göze alarak, Nişantaşı’ndan Ortaköy’e Meksika yemeği yemek üzere yola çıkar. Yarım saat sonra mekana varırlar. Pembe gömlekli kız onları beklemektedir. Bloddy Maria, bira ve margaritaların istenmesinden sonra gece başlar. Bu ana kadar her şey, mekanın fazlasıyla boş olmasını göz ardı edebilirsek, sıradan. Trajedi bundan sonra devreye giriyor.
Gecenin keyifli atmosferini bozan zanlı: bir tabak ekşimiş guakomole. Keyifler bozulmadan kibarca garsona durum bildirilir. Garson durumu müdüre iletir. Tabaklar gider, soslar gelir, müdür gider, kadın gelir. Kadın oturur, patron gelir, patron Meksika’da yaşar, kadın laf sokar.
Zeynep, ben ve Selen’den oluşan üçlü ekibimiz durumu her birine ayrı ayrı anlatmak zorunda kalır:
” Guakomole ekşimiş gibi değiştirebilir miyiz.” “Guakomolede bir sorun var, şef bir baksın isterseniz.” ” Guakomole bozuk gerçekten.” “Guakomole buraya gelen herkesi hasta edebilir.” “Biz hesabı rica edelim, size de daha fazla zahmet vermeyelim.”
Sekiz konuşma, on beş dakika, altı ayrı kişi sonrasında derdimiz bir türlü görevlilere anlatılamaz. Burada kötü yönetimden mi şikayetçi olalım, sonradan gelen taze sos ve önce gelen ekşisi arasındaki ayrımın yapılamıyor olmasından mı ikilemi içinde mekan terk edilir.
Bütün bunların üzerine House Cafe’de bir soğuk bira içilir. Durum değerlendirilir. Bir daha guakomole krizi kapıya gelse Ortaköy Picante’ye gitmemeye karar verilir.
Memnuniyetleriniz ve şikayetleriniz için http://www.picante.com.tr/ adresini veriyorum. Bana inanmazsanız da bir kendiniz deneyin.

Reklamlar
Tagged with: , ,

Zaman nerede oturuyor?

Posted in bar, yemek, Şehir by anlamarama on Mayıs 7, 2009

picture-36
Klasik cümle: yaşlandıkça hayat ne kadar hızlı tükeniyor. Birileri ölüyor, diğerleri evleniyor, çocuklar doğuyor, büyüyor, okula başlıyor. Sabah yeni yılın gelişi balonlar eşliğinde kutlanıyor, öğlen sokaklarda bahar kalabalığı salınıyor, akşama ağaçlar ilk yapraklarını döküyor. Bütün bu karmaşa içinde yemek, ağlamak, aşık olmak için bile vakit kalıyor. Çarçur ediyoruz, hayatımızdaki herşeyi.
İşte bu yüzden dört günlük Barcelona gezimizi unutulmaz kılmak için internetin tüm nimetlerinden yararlanmaya kararlıyım. Kalacağımız oteli Pulitzer olarak belirledikten sonra asıl problemli olan yeme içme kısmına geçmiş bulunuyorum. Çarşamba akşamı için Time Out Barcelona’nın bana sunduğu 152 öneri arasından, adet yerini bulsun bir tapas lokantası seçtim. http://www.carlesabellan.com/. Mekan hakkındaki yorumlar enfes, en az yemekleri kadar diye umudediyorum.

C/Diputació 269, Area Eixample
Transport Metro Passeig de Gràcia .
Tel:3 488 09 77