Urban Confessions

Küçük Londra

Posted in dükkan, web, Şehir by anlamarama on Mayıs 11, 2009

Picture 5
Hayallerin peşinden kovalamak gerekiyor. Bunun için de önce istifa mektubu, ardından da sonu belli olmasa da, bir plan. PPT olan türden değil, hayatınızı değiştirecek olandan.
Pınar bunu yaptı. Birileri ona “deli nereye gidiyosun işi gücü bırakıp” dedi, diğerleri arkasından ittirdi. Pınar da kimsenin dediğine aldırmadan evi, tası, tarağı, kıyafeti, kitabı toplayıp Londra uçağına kuruldu. Ekonomi sınıfından tek yön bilet.
2008 Ekim ayından beri Londra sokaklarında gezmediği dükkan, bakmadığı galeri, denemediği cafe kalmadı. Bir planı vardı, harfi harfine uyguladı.
Arada sabırsızlığıma yenik düşerek “Hadi Pınar ne zaman bu iş oluyor?” mesajları da attım, Londralı olduğu için kendisini bol keseden de kıskandım.
Uzun lafı kestirirsek sekiz ay geçti ve site açıldı. http://www.londonhopping.com/
Londra’da yaşayanlar yazsın, gidecek olanlar da parmak tıklasın.

Tagged with: , ,

Abrakadabweb

Posted in web, Şehir by anlamarama on Mayıs 6, 2009

picture-54
İnternette bir site daha keşfetmeye yüreğim dayanmayacak. Tam yeterince bookmark topladım, bunlardan müze bile açarım derken, hop bir yeni RSS feed daha mailbox’uma düşüyor. Hadi bakalım otur, yeni bir web sitesinin inceliklerini öğren, arkadaşlarınla paylaş, favorilerine ekle. Bu internet alemi çok zor, adamın beynini yoruyor.
Ama her şeye çaresi var tabii. Madem bu kadar bunaldın, dur ben şapkamdan güzel bir tavşan çıkarayım da sen biraz video izle, keyfin yerine gelsin numarası mı istersiniz, alışveriş yapamadın madem, bari son modayı takip et cazibesi mi? Hepsi gelecek ayın filmleri listelerinde mevcut. Üstelik iyi bir bağlantı kurdunuz mu yayında pürüz yok.
İşte her nasıl olmuşsa bunca zamandır etrafında zigzaglar çizerek dolaşmış olduğum bir site kucağıma düştü. Şimdi kendisini biraz pohpohlamam gerekecek, küsmesin diye. Bana biraz müsade.
http://www.urbanjunkies.com/

Tagged with: , ,

İngiliz hasta

Posted in e-dergi, web by anlamarama on Mayıs 4, 2009

picture-21
Pazartesi. Sendromssuz olandan. Çünkü bugünün cumartesiden farkı yok. Yine bol rüyalı bir gecenin sabahına uyanılmış. Tek fazlası gecenin ikisinde bastıran diş ağrısı. En kısa sürede bir randevu alınıp, aylardır tamamlanamayan işler bitirilmeli. Her gün lens takmaktan kurtulmak için gözlük edinilmeli. Kısa sürede mahallede ucuz bir kuaför bulunmalı. Bunlar buzdolabına değil, aklımdaki yapılacaklar listesine yazılanlar.
Sıradan bir öğle arası. Facebook’ta gelen mesajlar okunuyor. Yarısı üye olduğum gruplardan, kalanı toplu yazışmalar. Bu sırada yavaş internet bağlantım dönerek mailime bağlanma çabasında. Yetmiş saniye sonra altı yeni maille karşımda duran sayfa.
Hemen ikinci sırada gördüğüm sonu .uk ile biten maile tıklıyorum. Yine “hemen Londra’ya taşınmalıyım” hissini tetikleyen bir dergi. http://www.thelovemagazine.co.uk/. Condé Nast üretimi. Yılda iki sayı çıkaran bir dergi. Sitesi bile hayranlık verici.

Tagged with:

Londra muhabiri bildiriyor

Posted in gecehayatı, Şehir by anlamarama on Mayıs 1, 2009

picture-9
Deniz Londra’ya gitti. Kasım ayının sonlarında bir gün. Hepimiz de onu uğurlamak için arabaya atlayıp Ankara’ya yollandık. Hava, biz, neşemiz, içkilerimiz güzeldi. Gece sabaha yaklaştığında otoparkta vedalarımızı ettik.
Deniz 5-6 aydır Londra’da yaşıyor ve onu çok kıskanıyorum. Kendisine cezaya kalan Bart gibi defalarca bunu yazarak belirtmiş olduğum için buradan açıklamakta da bir sakınca görmüyorum.
Az önce g-mail’den konuştuk. Hava 20 derece, öğle yemeğine 15 dakika.
Kendisi programını aynen şu şekilde birdirdi:
http://www.itsu.co.uk/’dan sushi’ler alındıktan sonra parka gidilir. Çimlerin üzerinde iki saat yayılınır. Sevgiliyle muhabbet edilir, sevgili öpülür, sevgili mutlu edilir. Sonra yeniden işe dönülür. Toplantı, dosya, konferans konuşma, g-mail, e-mail, web mail, telefon, çay, su, tuvalet, mendil, çekmece, kalem ardından, altıya doğru işten çıkılır. İlk metroya binilir. Eve gelinir. Yemek, makyaj, kıyafet karmaşaları satlatılıp, içinde bulunduğu moda bağlı olarak
http://www.plasticpeople.co.uk/
http://www.foundry.tv/index.html
http://www.dreambagsjaguarshoes.com/temp/
adreslerinden birinde elinde birayla geceye başlanılır. Takip etmek isteyenler için fotoğraflar yarın facebook’ta.

Tagged with:

Lekeli manzara

Posted in fotoğraf by anlamarama on Nisan 30, 2009

picture-14
Sabah kalk. Ya da dur. Akşam yat. Rüya gör. Dinlenmek yerine vücudunu daha da yor. Sabah uyan. Saati durdur. Bir daha çalana kadar bekle. Yanında duran kitabı al. Akşam kaldığın yerden devam et. Telefonu cevapla. Bir duş al. Dişlerini fırçala. Dolabı aç. Kararsız kal. Dolabı kapat. Su kaynat. Kaynayan suya bir poşet çay at. Salona geç. Bilgisayarı aç. Müziği aç. Işıkları aç. Televizyonu aç. E-maillerini, facebook’unu, msn’ini aç. Mesajları oku. Mesajları yanıtla. Uzun zamandır bekleyen ve cevap vermediğin o mesajı bir daha oku. Mesajı kapat. Çayını bitir. Ucuz biletleri kontrol et. Vizenin son gününü kontrol et. Londra havasını kontrol et. .uk ile biten siteleri keşvet. Birine tıkla. http://deepsleep.org.uk//contents.php içinde yarım saat geçir. Dolabı aç. Bir dilim ekmek çıkar. Ekmeği kızart. Perdeleri aç. Güne başla.

Tagged with:

Yeşil dudak, sarı far

Posted in kozmetik by anlamarama on Kasım 10, 2008

98_content_am28022008_f

Londra’da ekolojik trendleri yakından takip eden bi kozmetik dükkanı var. Content Beauty/Wellbeing’den alacağınız bütün ürünler doğa dostu, ozon tabakası arkadaşı, dolayısıyla bizim de cildimizi seviyor. Bir arkadaşımın aldığı yüz temizleme kremini kullandım, marketlerde satılanları derhal çöpe attım. Fiyatlar tabii ki yükseklerde geziniyor ama en azından aldığınız ürünlerin çevreyi seveceğini biliyorsunuz. Content Beauty/Wellbeing’de Uma Thurman ya da Kate Moss karşınıza çıkarsa kullandıkları kremi sormadan geçmeyin.

14 Bulstrode Street, Londra

http://www.beingcontent.com/

Tagged with: ,

Patlak boru fotoğrafçısı

Posted in fotoğraf by anlamarama on Kasım 10, 2008

bo

Moda, tasarım, mimari fotoğraflarında çok başarılı olsa da  Henry Bourne’ün adı şehir fotoğrafçıları arasında üstlere yerleşiyor. Fotoğraflarında insansız hayatın, düzenin, sokakların, evlerin sıradanlığını ve yalnızlığını sergilemeyi seviyor. Boş bir buzdolabı, ya da kırık dökük lavabolar onun stiline oldukça uygun. Bourne felsefesi hakkında sorulan sorulara, “aslında insanın olmadığı her karede bile onun nefesini hissedebilirsiniz.” cevabını veriyor. İşleri kısa bir süre için Londra, 1-5 Exhibition Road’da. Orda yakalayamazsanız belki kendi sitesine bir göz atmak istersiniz.

http://www.henrybourne.com/

Tagged with: , ,

23’e kadar uyu, 1’den sonra kapındayız!

Posted in gecehayatı by anlamarama on Kasım 7, 2008

uk

Gece kulübü gurusu Freddie Frampton ve iç mimar Paul Daly bir araya gelip, dökülmekte olan bir binayı adam etmeye karar verirler. Amaçları Londra’nın sabah 1’den sonraki gece hayatını ele geçirmektir. Başlarda kimse onlara inanmaz ama Vendome Mayfair kısa sürede parıldar. Mor ışıklarla patlayan dans pisti, tasarım ödülleri alan tuvaletleri ya da 70’lerin yüksek sound’ları, nedeni her neyse, adamlar bu işi başarır. Mutlu son.

http://vendomemayfair.com/

Tagged with: , ,

Londra havalısı

Posted in restoran by anlamarama on Kasım 7, 2008

paramount22

Tom Dixon tasarladı, Center Point Tower roof’unu açtı, Paramount, Londra’nın en hip mekanlarından biri olarak hepimize kapılarını açtı. Paramount’un alametifarikası 60’ların retro renkleriyle, 2010’ların fütüristik mobilyalarını birbirine karıştırmış olması.

Centre Point, 101 New Oxford Street

Tagged with: , ,